Kültür-Sanat Haber Girişi : 01 Şubat 2021 13:57

Prof. Dr. Saltuklu’dan üç yeni kitap

Zübeyir Saltuklu’nun üç eseri kitap seven, bilginin peşinde koşan ve bilgiyle hayatını yönlendiren okurlarla buluştu.

Erzurum Post-Daha önce “Milli Mücadelede Kayseri”, “Kayseri ve Sivas’ın çağdaşlaşmasında Vali Muammer Bey” “Vicdan”, “Tarih Felsefesine Giriş”, “Farabi’de Siyaset ve Demokrasi” adlı eserlerin sahibi olan Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zübeyir Saltuklu, “Sezgisizliğin Dramı”, “Kalemimin Ayak İzleri” ve “Cumhuriyet’in Nezafeti” adlı eserlerini yayınladı. Her üç eser de Fenomen Yayıncılık’tan çıktı. 

 

TÜRKİYE’DE BÖYLE BİR ÇALIŞMA YOK; SEZGİSİZLİĞİN DRAMI

 

Yeni eserleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Saltuklu, “Sezgisizliğin dramı adlı eseri Doğu ve Batı Düşünce dünyasında “Sezgi” üzerine felsefe, sanat, bilim, tasavvuf, metafizik, psikoloji, ilahiyat ve ahlak gibi alanlarda parça parça kalem oynatan ve fikir ileri sürenlerin bir araya toplandığı bir panoramadır. Eseri özgün kılan Türkiye’de böyle bir çalışmanın olmamasıdır.  Kitabın içerdiği konular: Akıl-Sezgi İlişkisi; Zekâ-Sezgi İlişkisi; Mantık-Sezgi İlişkisi; Matematik-Sezgi İlişkisi; Psikolojik Sezgi; Metafizik Sezgi; Duyu-Sezgi İlişkisi; Bilim- Keşif – Sezgi İlişkisi; Estetik Sezgi; Mistik Sezgi; Vahiy - Sezgi İlişkisi; Din- Sezgi İlişkisi; Ahlak- Sezgi İlişkisi ve Beyin-Sezgi İlişkisidir.  İnsan bilgi toplarken, bilginin peşinden giderken ve hayatını bilgiyle yönlendirirken; akıl, beş duyu, sezgi, tecrübe, deneme/deneyden faydalanır. Sezgi de bu yaralandığımız ancak üzerinde az düşündüğümüz bir bilgi yetimizdir. İnsan nedir? Sorusuna cevap ararken birçok cevaplar verilebilir.” diye konuştu.

 

Saltuklu; “İnsan sezgi sahibi bir varlıktır. Sezgi yetimizi yeterince hayatımızın her alanında özellikle de eğitim ve bilim kurumlarında kullanıyor muyuz? Eğer böyle bir yetimiz varsa, bunu öteleyelim mi yoksa işleterek geliştirelim mi? Aklımızı zaman zaman sorguya çekeriz. “Ben ne akılsız bir insanım” sözünü çok duymuşuz. Ancak hiç sezgilerimizi sorgulamayız. Bazen bir insanın kişiliği hakkında kara verirken ‘Bu insanı hiç gözüm tutmadı’, ‘Ben sezgilerimde hiç yanılmadım’ deriz. Acaba bunu derken ‘sezgi’den ne anlayarak bunu demekteyiz.”

 

Saltuklu’nun uzun yıllar içerisinde ortaya getirdiği “Sezgisizliğin dramını” kitabı adından da anlaşılacağı gibi eğer hayatınızda sezgisizliğin dramını yaşamamak istemiyorsanız haydi kitap başına! 

 

KALEMİMİN AYAK İZLERİ

 

Saltuklu’nun “Kalemimin Ayak İzleri” adlı eseri, Felsefe, Teoloji, Eğitim, Tarih, Siyaset ve Ahlak konularını içermektedir. Bilginin çok çabuk tüketildiği bir çağda yazar bunu bilerek daha çok her zaman okuna bilir ve her düzeyde okurun yararlanacağını düşünerek yazılarını kaleme almıştır.  Özellikle Saltuklu yazılarında insanı sarıp sarmalayan; Küsmek Üzerine, Barış Üzerine, Tiranlık Üzerine, Dindarlık Üzerine, Hoşgörü Üzerine, Kindi, Farabi ve İbn Sina’nın Felsefe ve Allah hakkındaki görüşleri,  Uygarlıkların Erdemleri, Töre, Demokrasi, Başkanlık, İdeolojiler ve Çıkmaz Sokak, Savaşın da Ahlakı Var, Tarih’in Öznesi Kimdir?  gibi birçok konuları ele almıştır.

 

CUMHURİYETİN NEZAFETİ SAĞLIK ORDUSUNA…

 

“Cumhuriyet’in nezafeti” adlı eseri ise 253 sayfalık bir eser. Cumhuriyet kurulduğunda 1920-1925 yıllar arasında İl Sağlık Müdürlerinin görev yaptıkları vilayetlerde var olan hastane, eczane, dispanser, halkın tıbba karşı ilgisi, nezafete riayet, temizlik anlayışı, helalar, hamamlar, hanlar, oteller, aile ekonomisi, geçim ve iş hayatı, maarif durumu, ahlak ve sanayi kuruluşları gibi konuları içeren kaleme aldıkları kitaplara dayanarak hazırlanmış bir bilgi hazinesidir. 

 

Yıkılan koskoca Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne kalan her türlü mirası daha yakından okumak isteyen akıl ve vicdan sahiplerinin, hamasi duygularla değil belgelere dayanarak tarihimizi öğrenmesi hakkıdır. Okuyucu bu hakkı kimseye vermemelidir.   

 

“Cumhuriyet’in Nezafeti” eserini vefakar ve fedakar sağlık ordusuna ithafen kaleme aldığını aktaran Prof. Dr. Zübeyir Saltuklu, “Balkan Savaşları, Birinci Cihan Harbi ve Milli Mücadele yıllarını içerisine alan 12 yıllık savaş süresinde ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda ve yaşatılmasında milletin sığındığı, ümitle beklediği sağlık ordusunun fedakârlığı asla unutulamaz. Tarihimizde sağlık ordusu nasıl en üst düzey fedakârlık yaptıysa, Covit-19 salgınında da bu fedakârlığı gösterdiği için eserimi sağlık ordusuna ithaf ediyorum.” dedi.  

 

Prof. Dr. Saltuklu, “Tüm Sağlık Ordusuna… Mesleklerini icra ederken ettikleri hipokrat yeminine sadık kalan, bağışların en üstünü olan canlarını ortaya koyarak adeta destan yazan, Covit-19 salgını nedeniyle vefat eden, sevdiklerinden ayrılan, kara toprağın bağrına düşen doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve sağlık çalışanlarımızın aziz hatıralarına ithaf ediyorum…” ifadelerini kullandı.

 

Cumhuriyet’in nezafeti eseri, tarihimizi masa başı, kulaktan dolma bilgilerle değil, daha çok belgeler ve o günleri yaşamış insanların bilgilerine dayanan doğru, gerçek bilgilerle yüzleşmek isteyen ve bilgiden korkmayan okurlara salık verilir. 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.