Başbakan Süleyman Demirel Erzurumdadır...partilileriyle sohbet ederken, henüz MHP adını almamış, CKMP'nin (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) şehirdeki varlığını sorar ve cevabı Şahmettin emi verir: Bi şeleri yoğ sayın Başbakanım, bi tene deli dohtori, bi matbaaci oğlan, bi pastaci oğlan, bi de o poles sufatli herıf...
Doktor Alaattin Emmezoğlu'dur...
Matbaacı Yılma Durak...
Pastacı Nail Orhun...
Polis suratlı herif dediği de Avukat Bahattin Ceylan...
Yılma Durak haricindekiler çoktan rahmete yürüdüler ve biz de rahmet dileyelim...
...
Aynı tarihlerde Nail Orhun CKMP İl Başkanlığı yapar ve bu defa Türkeş Erzurumdadır...partinin miting yapacak kalabalığı henüz yok ve bir salon toplantısı ile yetinilecektir...
Türkeş, İl Başkanı Nail Orhun'a toplantıda mutlaka Nurculardan da birilerinin bulunmasını emreder...
Nurcular, Türkeş'i dinlemeye niçin gelsinler...zaten hasım görüyorlar...
Yalvar yakar nihayet hemşehrisi, arkadaşı ve komşusu, Risale-i Nur Cemaati'nden Mesut abiyi ikna eder ve O da bir iki arkadaşıyla toplantıya katılır...
Türkeş, birkaç giriş cümlesinden sonra, başlar Said-i Nursi'ye ve Nurculara saydırmaya...
Nurcular şaşkın, Nail abi donmuş vaziyette...
...
Türkeş'in, Üniversite dahil, Erzurum'dan haber almakta ve şehri takip etmekte güvenlik bürokratlarının bir kısmını kaynak olarak kullandığını sadece tahmin edebiliyorduk...kuvvetli tahmin...
Kaynak olarak görüştüğü Üniversite hocalarının bir kısmını biliyor, bir kısmını tahmin ediyorduk...
Fakat asıl haber kaynağı daima Nail Orhun'du...Türkeş'in Erzurumdaki gözü, kulağı gibi...
...
Nail abiyi ben 60'lı yılların sonundan itibaren tanıyordum...O'nun beni göz aşinalığı dışında tanıması, 1973 seçimlerinde Türkeş'in Erzurum'a geldiği gün...Türkeş'in meydana geleceği ana kadar meydandaki kalabalığı şiirlerle sloganlarla diri tutma işi diyelim...saatlerce...
Vefatına kadar yaklaşık kırk yıl iyi dosttuk...çok iyi...
...
Türkeş yakınlığından Nail abinin bir zerrecik menfaati olmadı...O'nun geçim şartlarını çoğu zaman ondan daha iyi bilen birisi olarak söylüyorum...zararını yazarsam hatırasına ayıp olur...
50 yaş civarında, başka birinin yanında işçi olarak çalıştığında dahi derdim de...o kısım biraz fazla dramatik...kalsın...
Türkeş nezdindeki kredisinin zerresini de asla kullanmadı...ne teşkilat için ne de aday adayları için...Türkeş sorduğunda bile utana sıkıla ve zar zor cevap verdiğine şahit hâlâ yaşayan arkadaşlarımız var...
...
Nail abi portresini becerebildiğim kadar çizmeye çalıştım...şimdi paylaşımın sebebine geçebilirim...
Muhafazakar Parti sonra Milliyetçi Çalışma Partisi filan...süreç malumunuz...
Biz birkaç arkadaş her fırsatta Nail abinin partisine, Türkeş'e filan kötü laflar ediyoruz diyelim...bazen takılarak kızdırmak için bazen de fazlası...
Üzülüyor, suratını döküyor, uzaklaşıyor...
Sonunda bir gün dayanamadı: Ula gardaş ben bu gapının itiyem...size ne...
...

Bu sadakat tarifinin bize çok zararı oldu...ne çok insanda Nail abininkine benzer bir sadakat vehmedip yanıldık...
Onca tecrübeden sonra hâlâ şahit olduğumuz sahte sadakat görüntülerinde Nail abinin sadakatini aramak da kusur hanemize yazılsın artık...


