Mansur Başkan'a, bazı belediye araçlarının bir parti mitinginde kullanıldığı için soruşturma izni verilmiş vay bey! Bu konuda belediyelere ve şayet resmi kurumlara genel bir soruşturma açılırsa Mansur Başkan'a herhalde sıra gelmez. Sivil plaka takıılan nice kamu araçlarını gördük seçim süreçlerinde ve mitinglerde. Mitingler için metroların ve yolcu vapurlarının partilileri nasıl bedava taşıdıklarını da gördük. Çevre illerden mitinglere belediye araçlarıyla insanların nasıl taşındıklarına şahit olduk. Bu tarafsızlıktan çok uzak soruşturma izninin duyunca geçirdiğim sayısız soruşturmaların birinde basit bir soruyla da muhatap olmuştum. Çok bilinen kurt ile kuzu hikâyesi. Mansur Başkana verilen soruşturma izni de bu hikâye. Dürüstsün ama sana bir şey bulmamız lâzım ve bir şeyler takmamız lâzım . Çünkü gelecekte önümüze engelsin arkadaş.
Müfettiş öğretmenevinde içtiğim çayın parasını verip vermediğimi sorusunu yöneltilmişti bana ve öğretmenevi çalışanlarına. Müfettiş Bey siz çay parasını bırakın da bu öğretmenevini baştan sona yaptıran ve donatan benim. Bu işten ne kadar menfaat elde ettiğimi sorsanız daha iyi olur demiştim. Çayın parasını ya ben veririm ya da masada oturan birileri verir. Bu kadar basit soru ile ucuzlamaya gerek yok dediğimde ise bize verilen soruşturma emrinde bu soru da var demişti. Benim açımdan kuşatıldığım o çok kötü yıllarda çok sık olmasa da öğretmenevinde içtiğim her çayın ve yediğim her yemeğin bile faturalarını tutmak zorunda bırakılmıştım ne yazık. Müfettiş beylere faturaları ibraz etmiştim.
Hakkında usulsüzlükler olduğu iddia edilen bir başka eski başkan yerli yerinde dururken, kamu zararına sebebiyet verdiği iddia edilen kabarık ihale dosyaları yıllardır bekletilirken ve kalem oynatılmazken; Mansur Başkan'a bula bula böylesi bir şeyler yüklemek çok ayıp. Devlet gücünü acımasızca ve adilane olmayan bir biçimde kullanmak hiç kimseye yarar getirmez. "Herkesin bir sahibi varsa; sabahın da bir sahibi var" Unutmayalım adalet bir gün herkese lazım olur.


