Ülke futbolunun kalitesi malum. Ülke içinde mutluyuz, ülke dışına çıkıldığı zaman hüsran.
İstisna yıllar, başlarılar yok mu, var. Ama dünya futbolunda söz sahibi olabilmemiz için başarının devamlılığı olmalı. Bir ekolünüz olmalı, sisteminiz olmalı, bunların da devamlılığı olmalı.
Maalesef bugüne kadar bir ekolümüz ve sistemimiz olmadı. Hep başarılı ülkelerin futbolunu taklit ettik. Hatta oralardan sistem transferi yaptığımızı zannettik.
Brezilya, Yugoslavya, Macaristan, İtalya, İspanya, Almanya gibi ülkelerin futbolunu taklit ettik. Gittik o ülkelerden teknik direktörler, futbolcular getirdik.
Aman Allah’ım gazeteler manşetlerinden çarşaf çarşaf yazılar yazdılar:
- ‘’Dünya şampiyonu hocayı getirdik’’
- ‘’Avrupa gol kralını getirdik’’
- ‘’Alman futbolunun efsanesini getirdik.’’
Büyük umutlar, büyük paralar, büyük beklentiler.
Olmadı. Bu gelen insanlar ülke futboluna çağ atlatacaktı.
Dünya ve Avrupa bizden bahsedecekti.
Olmadı.
Maalesef olmadı, olmazda!
Bir teknik adamla, bir kaç futbolcu getirmekle o ülkenin futbol kalitesini getirmiş olmuyorsunuz. Sadece geçici bir süre medyatik oluyorsunuz.
Yazık geçen süreye, harcanan paraya ve beklentilere yazık!
Şimdiki moda da Ajax ve Barcelona, total futbol ve tik-tak futbolu.
Kulüplerimiz yine taklitte.
Hocalarımız maç sonu röportajlarında ‘’yüzde 85 topla oynama oranı bizde ama mağlup olduk…‘’ ifadeye bak.
Eyvah ki eyvah!
Ülke futbolunun sorunları çok fazla yaz yaz bitmez. Az derdimiz varmış gibi bir de buna Covid-19 belası eklendi. Ekonomi zorda, ticaret bitti, siyaset kriz içerisinde çözüm bulmak için uğraşıp duruyorlar. Halk çaresiz ve perişan…
Asıl unutulan şey 20 milyona yakın genç nüfus. Bunlar bizim istikbalimiz, geleceğimiz, gözlerimizin nuru. Yaşantıları bir odaya sıkışmış, bilgisayar, tablet, telefon bağımlısı olarak yaşıyorlar. Arkadaşlarıyla dahi internet üzerinden görüşüyorlar. Yani asosyal bir nesil geliyor.
Eyvah ki eyvah!
Ekonomi bugün olmaz ise yarın düzelir.
Ticaret bu pandemi geçtiğinde düzelir.
Siyaset bu sıkıntıdan illaki çıkar, düzelir.
Peki bu çocuklar ne olacak, bunlar nasıl düzelecek?
Eyvah ki eyvah!
Almanya çocuklarını, gençlerini çağın hastalığı olan bu internetten kurtarmak için büyük bütçeler ayırarak projeler üretmiş. Uygulamaya da geçmişler.
Benim de naçizane fikrim devletimiz tüm kurumlarıyla, bakanlıklarıyla sportif aktiviteler hazırlamalı, sağlam kafa sağlam vücutta olur ilkesi ile bireysel, grupsal ve takım sporları ile bu çocuklarımızı acilen oda hapsinden kurtarmamız lazım.
Çocuklarımız hangi branşı seviyorsa, organizasyonlar, projeler hazırlamamız lazım.
Tabii ki futbol branşların başında geliyor. Bunun içinde yarışmacı projeler değil de eğlendirici, antrene edici aktiviteler yapılarak çocuklarımızın ruh ve beden sağlığını kurtarmamız lazım.
Duyduklarım gördüklerim beni korkutuyor.
Eğer acil şekilde bir çözüm üretilmez ve hayata geçirilmez ise geleceğimiz olan, gözbebeğimiz olan çocuklarımız elimizden kayıp gidecekler.
İstikbalimizi, geleceğimizi hastalıklı bir nesil oluşturacak.
Eyvah ki eyvah!


