Azerbaycan Türkiye ilişkilerinin konuşulduğu ve ağzının çapını bilmeyen kimi aklı evvellerin bir bardak suda fırtına koparmaya çalıştıkları bugünlerde kulaklara küpe olacak tarihsel bir olayı aktarmak istedim. Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin ilk devlet adamı ve
İlk hükümet başkanı Neriman Nerimanov'tur.
Türkiye'nin zorlu Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'daki TBMM Hükûmeti ile çok yakın ve dostane ilişkiler kurar. Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadele'nin en zor ve kırıtik ve maddi desteğe en çok ihtiyaç duyulan 1921 yılında kardeş Azerbaycan'dan maddi yardım talebinde bulunur. Neriman Nerimanov bu talebe karşı Bakü’den Ankara’ya önemli miktarda altın ve petrol yardımı gönderilmesini sağlar. Kimseye borçlu kalmak istemeyen Mustafa Kemal Atatürk’ün yapılan yardımlara karşılık borçları geri ödeme teklifine ise Neriman Nerimanov cevaben yazdığı mektupta zihinlere mıh gibi çakılan şu silinmez tarihi sözlerle cevap verir.
"Paşam, Türk'ün Türk'e borcu olmaz. Kardeş kardeşe borç vermez, kardeş kardeşinin elinden tutar."
Bağımsız Azerbaycan'ın ilk cumhurbaşkanı rahmetli Elçibey “Azerbaycan ve Türkiye dost değildir. Dostluk, birbirini sonradan tanıyanlar arasında kurulur. Bizler dost değiliz kardeşiz." der.
Haydar Aliyev'in "İki devlet, tek millet" sözüyle özdeşleşen ve şekillenen Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği, sadece coğrafi veya siyasi bir yakınlıktan ibaret olmayıp çok köklü bir tarih, ortak kimlik, kültür, dil ve gönül bağına dayanır.
Bahtiyar Vahapzade'nin şu mısraları bu eşsiz bağı en güzel şekilde özetler:
Bir ananın iki oğlu,
Bir axardan su içirik.
Bir ananın diqqəti ilə,
Məhəbbəti ilə bişirik.


